Benim Dünyam

30/1/2007 - SEVİYORUM

Geceyi seviyorum.
Mavi bir gecede ışıkların dansını seviyorum.
Ben kendimle kalıyorum geceleri.
Ve düşlerimi arıyorum her gece mavisinde.
Mavi ve dans.
Kimilerinin hiç göremeyeceği ve
akıllarında şekillendiremeyecekleri bir uyum.
Bu kısa yaşam çizgisinde gündüzün yorgun ve telaşlı koşuşturmasını,
bir yatakta derin uykular içindemi atarsınız?
Yoksa gecenin mavisinde sesiz, dumansız ve ışıltılar içindemi?
Herkese göre değişir tabi bu sorunun cevabı.
Mavin bu tonunu hiç görmeseydim ve ışıkların böyle ahenkle
dans edişlerini,belki sıcak bir yatakta olmayı tercih ederdim.
Gecenin aşkları başkadır.
Hiç yaşamadıysanız bir kez deneyin.
Aşkın maviyle bütünleştiği ve ayın altında ışıkların dansına,
sevdiğinizle eşlik ettiğinizi bir düşünün.
Gece içmenin zevkine varın.
Yalnızca alkolün değil gecenin sarhoşluğunu hissedin.
Sizi mavi bir yolculuğa çıkardığını ve yüreğinizin
karşı kıyılarda attığını hissedin.
Gözlerinizi kapatın ve sadece düşlerinizin sizi nasılda alıp,
götürdüğünü göreceksiniz o mavi sessizlikte.

Aslında sessizlik demek yanlış.
Çünkü gecenin bir dalgaların ise apayrı bir sesi var.
Kulaklarınız bunu duyacak,
ruhunuz bedeninize işte bu sesle hükmedecek.
Geceyi seviyorum.
Maviyi seviyorum.
Işıkları ve dansı seviyorum.
Yaşamı gecenin sesinde duyup, sevdiğimi düşünmeyi ve
her düşüncede daha fazla yüreğimi vermeyi seviyorum.
Sevmek emek isterse, aklınızın ve bedeninizin
O' nun için çalıştığını sadece gece hissedebilirsiniz.
Ve gündüz sevdiğinizin gözlerindeki ışıltıyı,
tüm gece çalışarak ben yarattım diyebilirsiniz.
Onu bir heykeltıraş gibi yontuğunuzu, bir ressam gibi
renklendirdiğinizi ve bir müzisyen gibi bestelediğinizi
sadece gece hissedersiniz.
Sonra yapıtınızın karşısına geçip;
"Hey sevgili seni ben ayın şavkında yonttum,
gecenin mavisinde renklendirdim ve
ışıkların süzülüşünde besteledim.
O ışıklar ki, ayın altında ve gecenin mavisinde
dans ederlerken, ben seni yarattım usumda.
Renk verdim.
Canlandırdım.
Düşlerimin ateşinde kavrularak seni sabaha hazırladım."
Diyebilirsiniz.
Ben geceyi seviyorum.
Ben maviyi ve ayın şavkını seviyorum.
Ben ışıkların dansını seviyorum.
Ve ben her gece seni sabaha hazırlayarak,
düşlerimden gerçeğe çıkarmayı seviyorum.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/12/2006 - SUSARAK


Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

1/12/2006 - Aşkın Tarifi

aşk

Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Ama kendimden bile önce tanıdığım…
Her saniye yeniden doğmak gibi…
Ama asırlardır süren…
Kışa dönmeyen sonbahar; derin, duygulu…
Yaza dönmeyen ilkbahar; serin, coşkulu…

Ilık avuçlarında, kar taneleri…
Güneş sıcağı, gözleri…
Ve sözleri…
Ve sesi…

Böyle olmalı aşkın tarifi…
Ki, tarif edilememeli…

“Resmini çiz!” deseler…
Bacası tüten bir ev belki…
Belki gece yarısı terkedilmiş bir şiir…
Veya kaldırımların kanına giren…
Aşkın ayak sesleri…

“Resmini çiz!” deseler…
Her köşe başı ıhlamur kokar…
Yağmur kokar…
Veya…
Gecenin koynuna bırakılan gözyaşları…
Gizli ve mahcup…

Aşk, istemektir belki…
Belki bir ticaret; pazarlıksız…
Bedeli kalbinizdir… Bedeli her şeydir…
Sonrası bir uzun yolculuk…
Sonrası; nasip!

Tarifini sorsalar…
Her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi…
Az kalsın ölüyormuşum gibi

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/11/2006 - Biz Birbirimizin Hiçbir Şeyi

'Ben senin herşeyin olacağım' açgözlülüğü, sevdiğin insanı kendi varlığınla sarıp dünyadan kopartarak, yalnızca kendine ait, başkalarının girmeyeceğinden emin olduğun bir kapalı bahçe haline getirme arzusunun boğuculuğu... Oysa tersine bir yolculuk var gibi. Hiçbir şeyi olmamaktan başlarsan, o geniş özgürlük meralarından 'herşeyi olmaya' ulaşabiliyorsun. Herşeyi olmaktan başlarsan, kısa zamanda gideceğin yer 'hiçbir şeyi' olmamak oluyor.

Birbirinizi seviyorsanız 'birbirinizin hiçbir şeyi' olarak kalamazsınız, sevgi hareket eder, yürümek, ilerlemek, 'herşeyi olmaya' doğru gitmek ister, sonunda 'herşeyi olursanız, ' ondan sonrası bir ayrılık mektubudur ya da daha fenası, bir sıkıntı ve kaçış.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

29/11/2006 - Eski Kentler ve Aşklar

Bilemezsiniz nasıl tepeden tırnağa yabancıydım ona ilk gidişimde; nasıl baştan ayağa mutsuz... istikbalden umutsuz...
O yüzden epey vakit aldı, özenerek içeri baktığım camlardan, güvenle dışarı bakmam; onunla barışmam...
Ölsen bir yudum su vermezdi şehir; öylesine ilgisiz, öylesine merhametsiz...
Mahşeri kalabalığında alabildiğine sessiz...
Üşüyen bir ruh, kanayan bir yürekle arşınladım ıslak sokaklarını uzun süre... hoyrat kollarını açmasını bekledim.
Sonra bir bahar körpeliğinde, aniden barıştı benle...
Açtı sımsıkı örtülü kapılarını; verdi gizlediği sırlarını...
Kalın kurşuni kabukların altında ışıltılı bir inci buldum.
Yıkılmış dostluklar, kesilmiş bıyıklar, vaatkâr aşklarla ilk şehrime geri döndüm.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Etrafıma çitler ördüm sadece kendim kalabilmek için olmadı yanlızlık zor ve acı veriyor artık

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

mutlumavi
beyazatliprens
bluelove
genocide